ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray Muhabirleri Derneği’nin yemeğinde bir suikast girişimiyle karşılaşmasının ardından, bu olayın arkasında yatan gerçekler konusunda çeşitli komplo teorileri ve şüpheler ortaya atılmaya başlandı. Trump’ın hedef alındığı bu durum, sadece spekülasyonları değil, aynı zamanda birçok kişinin bu olayın sahte olduğunu düşündüğünü de ortaya koydu.
Böyle düşünenlerin büyük bir bölümünü, kamuoyunu yanıltmaktan keyif alan kişiler oluşturuyor. Ancak bazı ciddi çevreler, örneğin 2024 yılında yaşanan bir saldırıdan yola çıkarak, Başkan’a yönelik suikast girişimlerinin gerçek olamayabileceğine dair iddialar ortaya koyuyor. Son saldırı girişiminden yalnızca bir hafta önce, The New Republic adlı muhafazakâr haber sitesinde bu konuya dikkat çekilmişti. Söz konusu analizde, Trump destekçisi “Amerika’yı Yeniden Büyük Yap” (MAGA) hareketinin üyelerinin, 2024’deki suikast girişiminin gerçek olmadığına inandıkları belirtiliyordu. Bilindiği gibi, Trump, 2024’te Pennsylvania’nın Butler kentinde silahlı bir saldırıya uğramış ve kulak yarası almıştı.
Ulusal Terörle Mücadele Merkezi’nin eski direktörü Joe Kent, istifa ettikten sonra katıldığı bir televizyon programında, Pennsylvania saldırısına ilişkin soruşturmaların tamamlanmadan durdurulduğunu öne sürdü. Kent’in bu iddiaları, MAGA tabanında Trump’a yönelik şüphelerin artmasına yol açtığı ifade ediliyor.
2024 Cumhuriyetçi Ulusal Kongresi’nde Teksas delegesi olarak görev yapan Trisha Hope, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, “Trump, saldırı girişiminden sonra gerçekte neler olduğunu araştırmak için hiçbir çaba göstermedi. Bu konudan hiç bahsetmiyor; sanki böyle bir olay yaşanmamış gibi davranıyor” şeklinde eleştirilerde bulundu.
Ayrıca, Trump’ın başkanlık kampanyası sırasında podcastinde JD Vance ile yaptığı röportajda komedyen Tim Dillon, Pennsylvania saldırısının “belki de sahnelenmiş” olabileceğini ifade etti. Daha önce Trump’a olan desteklerini geri çektiği bilinen aşırı sağcı komplo teorisyeni Candace Owens da, geçtiğimiz günlerde yaptığı bir podcastte, Trump’ın bazı taahhütlerini yerine getirmemesi nedeniyle suikast girişiminin arkasında İsrailli-Amerikalı milyarder Miriam Adelson’ın olduğunu öne sürdü.
İlginç bir rastlantı olarak, Beyaz Saray’daki suikast girişiminin baş zanlısının, üzerinde İsrail ordusunun armasının bulunduğu bir tişört giymesi de dikkat çekti. “Stop the Steal” (Hileyi Durdur) kampanyasının yöneticilerinden Ali Alexander, Trump’a yönelik suikast girişimlerinden, onun Deccal olabileceği sonucuna ulaşabileceğini savundu. Alexander, “Eğer Donald Trump bir mucize yaşamadıysa, bu ya bir aldatmacaydı ya da karanlık bir işaretti” diyerek, Vahiy Kitabı’ndaki kehanetleri işaret etti.
Sonuç olarak, Trump’ın verdiği sözleri yerine getirmemesi, MAGA tabanında bir hayal kırıklığı yaratmış durumda. “Gereksiz savaşlar yok” demesine rağmen, İsrail’in isteği doğrultusunda İran’a savaş açması ve Vatikan’a saldırması gibi eylemleri, destekçileri arasında ciddi tartışmalara yol açtı. Sadece bir hafta önce suikast girişiminin kurgu olabileceği yazılırken, bir hafta sonra Beyaz Saray Muhabirleri yemeğinde bir suikast girişimi daha yaşanmış oldu. Bu durum, Trump’a karşı oluşan kuşkuları ve teori yelpazesini daha da genişletiyor.