Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), elektrikli araçlar ve şarj altyapısının küresel dinamiklerini ele alan yıllık Küresel Elektrikli Araç Görünümü raporunu yayımladı. Bu rapor, ABD ile İran arasında yaşanan çatışmalar sonucunda Hürmüz Boğazı’ndaki ticaret akışının durma noktasına gelmesiyle oluşan enerji krizinin elektrikli araç pazarına olan etkilerini de içeriyor.
Rapora göre, 2025 yılında dünya genelindeki elektrikli araç satışları, bir önceki yıla göre yüzde 20 artışla 20 milyonun üzerine çıktı ve geçen yıl piyasaya sürülen yeni araçların yüzde 25’ini oluşturdu. Yaklaşık 40 ülkede elektrikli araç satışları, toplam araç satışlarının yüzde 10’una ulaşırken, Çin, geçen yıl satılan elektrikli araçların yüzde 60’ını sağladı. Avrupa ve Kuzey Amerika, küresel elektrikli araç üretiminde yüzde 15’lik paya sahip oldu.
Çin ve ABD’deki politika değişiklikleri, küresel elektrikli araç satışlarının bu yılın ilk yarısında yıllık bazda yüzde 8 gerilemesine neden oldu. Ancak Avrupa’da satışlar yüzde 30, Asya’nın diğer bölgelerinde yüzde 80 ve Latin Amerika’da yüzde 75 oranında artış gösterdi. Mart ayında, elektrikli araç satışlarında yaklaşık 90 ülkede artış kaydedilirken, bu ülkelerin 30’unda satışlar rekor seviyelere ulaştı. Bu büyümenin, Hürmüz Boğazı’ndaki ticaretin durması nedeniyle dünya genelinde akaryakıt fiyatlarındaki keskin artışa bir tepki olarak ortaya çıktığı değerlendiriliyor.
Raporda, bu yıl satılan araçların yaklaşık yüzde 30’unun elektrikli olması ve toplam satışların 23 milyona ulaşması bekleniyor. Enerji krizinin elektrikli araç potansiyelini ana pazarlar içerisinde güçlendireceği öngörülüyor. 2035 yılı itibarıyla, mevcut herhangi bir politika değişikliği olmaksızın dünya genelindeki elektrikli araç filosunun bugünkü 80 milyon seviyesinden 510 milyona yükselebileceği hesaplanıyor.
IEA Başkanı Fatih Birol, rapor hakkında yaptığı açıklamada, geçen yıl elektrikli araç satışlarının 100’den fazla ülkede rekor kırdığını belirtti. Birol, “Elektrikli araçların artış göstermesi, otomobil pazarlarında ve enerji sisteminde önemli bir dönüşüm sağladı. Aynı zamanda tarihin en büyük petrol arz şokunun yaşandığı bu dönemde bir nebze rahatlama yarattı. Gelecekte batarya maliyetlerindeki düşüşler ve mevcut küresel enerji krizine yönelik olası politika yanıtları, elektrikli araç pazarlarını daha da hızlandıracaktır.” ifadelerini kullandı.