Avrupa genelinde kadınlara ve kız çocuklarına yönelik siber şiddet nasıl yayılıyor? | Euronews

Yeni bir rapor, Avrupa’da kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddette en çok bildirilen vakalar arasında siber takip, casus yazılım, nefret söylemi ve tehditlerin yer aldığını gösteriyor.

“`html

Dijital Dünyada Kadınlara Yönelik Şiddet: Korkutucu Artışlar ve Çözüm Arayışları

Son 10 yıl içerisinde dijital teknolojilerin hızlı yükselişi, günlük hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Bu teknoloji, çevrimiçi iletişim alanında devrim yaratarak bilgiye erişim sağlamak için birçok fırsat sunuyor.

Ancak, kadınlar ve kız çocuklarına yönelik dijital şiddet olaylarının da ciddi boyutlarda arttığını belirtmek gerekiyor.

2023 yılına ait olan Security Hero raporuna göre, internetteki deepfake videolarının %90’ından fazlası pornografik içerikli ve bu tür videoların hedefinde neredeyse tamamen kadınlar bulunuyor.

Kadına Yönelik Şiddete Karşı Avrupa (Women Against Violence Europe – WAVE) kuruluşunun son raporuna göre, Avrupa genelinde kadınlar ve kız çocukları tarafından bildirilen en yaygın siber şiddet türleri arasında siber takip, gözetleme ve casus yazılım kullanımı öne çıkıyor.

WAVE, kadınları ve çocukları şiddetten koruyarak önlemek için çalışan 180’den fazla Avrupa merkezli sivil toplum kuruluşunun bir araya geldiği bir ağ oluşturmuştur.

Raporda, “Çevrimiçi ortamda gerçekleşen şiddeti algılamak, kayda geçirmek ve cezalandırmak genellikle zordur; bu durum birçok kadını ve kız çocuğunu yeterli koruma olmadan tehlikede bırakmaktadır,” denilmektedir.

Çevrimiçi taciz, nefret söylemi ve tehditler de benzer şekilde yaygınlık göstermekte ve 30 ülkede kayda geçmiştir.

Örneğin, Yunanistan’da 2023 yılında, çevrimiçi tehdit vakalarının %55,3’ünü, siber takip vakalarının ise %69,6’sını kadınlar oluşturmaktadır.

Ülkelerin %57’si, görüntü temelli istismar ve rızasız özel görüntü paylaşımında da artış yaşandığını aktarmaktadır.

Danimarka’da ise görüntü temelli istismara maruz kalan gençlerin sayısı 2021’den bu yana üç kat artmıştır.

WAVE raporunda, “Algoritmalar, mizojinist içerikleri çok kısa sürede geniş kitlelere yayabiliyor; bu durum özellikle genç erkekler arasında kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddetin normalleşmesine yol açacak zararlı fikirlerin yayılmasına neden olmaktadır,” ifadeleri yer alıyor.

Cinsel İçerikli Görüntülere Dair Artan Endişeler

Gelişmekte olan yapay zeka teknolojileri, bu sorunları daha da derinleştirmiş gözüküyor ve özellikle cinsel içerikli görüntülerle ilgili yeni zorluklar ortaya çıkmıştır.

Elon Musk’a ait yapay zeka sohbet botu Grok, 2026 yılı itibarıyla, kullanıcıların kadınların görüntülerini “soyunmuş gibi” göstermek amacıyla taleplerine yanıt vererek, herhangi bir güvenlik önlemi olmadan deepfake içerikleri üretmiştir.

Etkili algoritmalar ve bunların kullanımını inceleyen AI Forensics adlı Avrupa merkezli sivil toplum kuruluşu, Grok tarafından üretilen 20 binden fazla görüntüyü ve kullanıcıların yaptığı 50 bin talebi analiz etmiştir.

Bu veriler ışığında, Grok’un ürettiği görüntülerin %53’ünde kişilerin aşırı cüretkar giyimleri olduğu, bu grupta %81’inin kadın gibi görünen kişilerden oluştuğu belirlenmiştir.

Ayrıca görüntülerin %2’sinde 18 yaşında ya da daha küçük bireyler, %6’sında ise kamuoyunca tanınmış kişiler bulunuyor; bu kişilerin yaklaşık üçte biri siyasi figürlerden oluşmaktadır.

İlgili

Bu duruma karşılık olarak, platform, Grok’un gerçek kişilerin aşırı cüretkar kıyafetler içindeki fotoğraflarını düzenlemesine izin vermemek amacıyla yeni önlemler devreye almıştır.

Musk’ın güvenlik ekibinin X platformunda yaptığı açıklamada, “Grok hesabının, X genelinde bikini gibi aşırı cüretkar kıyafetler içindeki gerçek kişilerin görüntülerini düzenlemesine izin vermesi için teknolojik önlemler aldık,” şeklinde ifade edilmiştir.

Bu kısıtlama, ücretli aboneler dahil tüm kullanıcılar için geçerli hale gelmiştir.

Musk ayrıca, çocukların cinsel istismarı ile ilgili içeriklerin ve rızasız çıplaklık gibi ihlalleri içeren materyalleri kaldırmak için gerekli adımların atıldığını ve çocukların cinsel sömürüsüne yönelik materyal arayan hesapların kolluk kuvvetlerine bildirildiğini de belirtmiştir.

Siyasetçiler, gazeteciler, kadın hakları savunucuları ve feminist aktivistler, çevrimiçi taciz, deepfake pornografi ve organize nefret söyleminin hedefi olma riskini taşımaktadır.

“`